Sözlük

IP adresi

IP adresi (İngilizce: Internet Protocol Address), interneti ya da TCP/IP protokolünü kullanan diğer paket anahtarlamalı ağlara bağlı cihazların, ağ üzerinden birbirleri ile veri alışverişi yapmak için kullandıkları adres. İnternet'e bağlanan her cihaza, İnternet Servis Sağlayıcısı tarafından bir IP adresi atanır ve internetteki diğer cihazlar bu cihazlara verilen IP adresleri ile ulaşırlar. IP adresine sahip iki farklı cihaz aynı ağda olmasa dahi, yönlendiriciler (router) vasıtası ile birbirleri ile iletişim kurabilirler. IP adresleri şu anda yaygın kullanımda olan IPv4 için 32 bit boyutunda olup, noktalarla ayrılmış 4 adet 8 bitlik sayıyla gösterilir. Örneğin: 192.168.10.5 (bu örnekte verilen IP adresi özel IP adresi olarak tanımlanmakta ve sadece lokal ağlar da iletişim sağlayabilmektedir, diğer ağlar ile iletişim sağlanabilmesi için cihazın genel (public) IP adresine sahip olması gerekmektedir.) Bir internet sayfası sunucusuna IP adresi yazarak da bağlanılabilir. Ancak bu rakamları yazmak pratik olmadığından IP adresine karşılık gelen bir alan adı sistemi kullanılmaktadır. İnternet servis sağlayıcıları'nda da bulunan Alan Adı Sunucuları'ndan (DNS -Domain Name System) oluşan hiyerarşik bir sistem, hangi alan adının hangi IP adresine karşılık geldiği bilgisini eşler ve kullanıcıları doğru adreslere yönlendirir. Bu makale yalnızca IP ağ protokolü ile ilgilidir. İnternet Protokolü (IP) ağ sınırları boyunca datagramların geçişi için internet protokolü takımında temel iletişim protokolüdür. Yönlendirme işlevi sayesinde internetin çalışmasını sağlar ve internetin olmazsa olmazıdır. IP, paket teslim görevini paket başlıklarındaki IP adreslerine dayalı olarak kaynak adresten hedef adrese doğru gerçekleştirir. Bu amaçla, IP veri teslim edilecek kapsülleyen bir paket yapıları tanımlamaktadır. Aynı zamanda adresleme yöntemlerini tanımlayan bu method kaynak ve hedef bilgileri ile diyagramı etiketlemek için kullanılır. IP, 1974 yılında Vint Cerf ve Bob Kahn tarafından orijinal iletim kontrol programında bağlantısız bir datagram hizmeti olarak tanıtıldı. İnternet protokolü paketi bu nedenle sık sık TCP/IP gibi ifade edilir. IP'nin ilk büyük versiyonu İnternet Protokolü Sürüm 4'tür. IPv4 internette baskın olan bir protokoldür. Onun halefi İnternet Protokolü Sürüm 6 (IPv6)'dır. IPv6 günümüzde internete bağlanan cihazların sayısının artmasına ve bu cihazlara yetecek sayıda IP adresi verilmesini sağlama zorunluluğundan ortaya çıkmıştır.🔗IP adresi

IPv4

İnternet Protokol Versiyon 4 (IPv4), İnternet Protokolü gelişiminde dördüncü gözden geçirilmiş ve geniş bir alana yayılan ilk versiyondur. IPv6 ile birlikte, İnternetin standart-tabanlı çalışma metotlarının çekirdeği olmuştur. IPv4 hala şu ana kadar en geniş alana yayılmış olan İnternet Katman Protokolüdür. 2010 itibarı ile IPv6'nın yayılması hala başlangıç aşamasındadır. IPv4 RFC 791'de tanımlanmıştır (Eylül 1981). Bir önceki tanımı ise RFC 760'dır (Ocak 1980). IPv4 paket anahtarlamalı bağlantı katman (internet layer) ağları üzerinde kullanım için bir bağlantısız protokoldür. En iyi çabayla dağıtım (best effort delivery) modeli üzerinde çalışır. Bilgi bütünlüğü içeren bu yönleri bir üst katman (upper layer) taşıma protokolü tarafından adreslenirler. (örn : TCP)🔗IPv4

IPv6

Internet Protocol Version 6 (Türkçe: Internet Protokol sürüm 6) kısaca IPv6, aslında 32 bitlik bir adres yapısına sahip olan IPv4'ün adreslemede artık yetersiz kalması ve ciddi sıkıntılar meydana getirmesi üzerine IETF tarafından geliştirilmiştir. IPv4 oluşturulmaya başlandığında İnternet'in bu kadar ilerleyeceği hesap edilmemişti. Ancak İnternet kullanımının yaygınlaşması ve IP (Internet Protocol) adresi gerektiren yeni aygıtların (cep telefonları, IP telefon, sayısal fotoğraf makineleri vb.) ortaya çıkması, var olan adreslerin yetersiz kalmasına yol açmıştır. Şimdi adresleme sıkıntısı oluşunca 128 bitlik adres yapısı olan IPv6'ya geçilmesi kaçınılmaz olmuştur. Bu sefer gelecek fazlasıyla düşünülerek oluşturulmuş bir adres yapısıdır. Yeni adreslemede sınırsız denebilecek bir adres aralığı olacaktır. IPv6'da adresler 8 (sekiz) oktetten oluşur ve 16 (on altılık) tabanda temsil edilir. 128 bit önce 16 bitlik bölümlere (oktet) ayrılır. Her oktet, on altılık tabana çevrilir. Ve iki nokta üst üste (:) ile birbirlerinden ayrılırlar. 21DA:00D3:0000:2F3B:02AA:00FF:FE28:9C5A IPv6; kimlik denetimi ve ağdaki bilgisayarların konumlandırılmasını sağlar.🔗IPv6

Whois

Whois (Alan Adı Sorgulama), domain'in (alan adının örn: domainadi.com ya da IP numaranın ait olduğu kişi ve/veya kuruluşun (firmanın) bilgilerini içerir. Domain'in kayıt ve süresinin bitiş tarihi, host edildiği firmanın name server bilgileri de yer alır. Mesela domainadi.com domaini kimin adına kayıtlı mail adresi telefon numarası domaini host eden hosting firmasının name server (ns) bilgilerini gösteren bir sorgulamadır. Bu tip sorgulamaları aşağıdaki adreslerden yapılabilir. Ayrıca domain adı almak istediğide domain'in daha önceden alınıp alınmadığını bu şekilde sorgulayarak öğrenilebilir.🔗Whois

Sunucu adı

Sunucu adı, bilgisayar ağında bağlı cihazlara atanan bir etikettir ve bu cihazı dünya çapında ağ gibi çeşitli elektronik iletişim formlarında tanımlamak için kullanılır. Sunucu adları, tek bir sözcük veya deyimden oluşan basit adlardan oluşturulabilir. İnternette sunucu adları, sunucuya özel tanımlanmış etiketlerle alan adı sistemindeki alan adlarına noktalarla bölünmüş şekilde eklenebilir. Ayrıca sunucu isimleri alan adı olarak da anılmaktadır.🔗Sunucu adı

Ping

Ping programı, 1983 yılında Mike Muuss tarafından yazılmış bir programdır. Çalışma prensibi hedefe 32 baytlık bir ICMP paketi göndermek ve aynı paketin geri gelmesini beklemek üzerine kuruludur. Sunucu istemciye ne kadar uzak ise, bekleme süresi o kadar artmaktadır.🔗Ping

Sınıfsız alanlar arası yönlendirme

Sınıfsız alanlar arası yönlendirme veya CIDR (Classless Inter-Domain Routing), İnternet için İnternet Mühendisliği Görev Gücü (IETF) tarafından daha önceki sınıflı adreslendirmenin yerine 1993 yılında uygulama koyulan yeni bir adresleme yöntemidir. IP adreslerinin daha etkin kullanımını sağlayarak IPv4 adreslerinin tükenmesini yavaşlatmayı ve İnternet üzerindeki yönlendiricilerin kullandığı yönlendirme tablolarının aşırı kalabalıklaşmasını önlemeyi amaçlamaktadır.IP adresleri iki temel kısımdan oluşmaktadır. Bunlardan birincisi ağ kimliği diğeri de makine kimliğidir. Aynı ağ üzerinde bulunan makinelerin IP adreslerinin ağ kimliği bölümü aynıdır. Sınıfsız adreslendirme sisteminin uygulanmasından önce kullanılan sınıflı adreslendirme sisteminde üç farklı sınıf bulunmaktaydı. Sırasıyla A, B ve C olarak adlandırılan bu üç sınıfın farkı ağ kimliği için ayrılan bit sayısının her birinde farklı olmasıdır. A sınıfı adreslerde 8 bit, B sınıfı adreslerde 16 bit ve C sınıfı adreslerde ise 24 bit ağ kimliği için ayrılmıştır. Ağ kimliği için ayrılan bit sayısı arttıkça o blok tarafından adreslenebilecek makine sayısı düştüğünden en çok adrese sahip olan blok A sınıfı, en aza sahip olan ise C sınıfıdır. Ancak sınıflar arasındaki farkın çok fazla olması, şirketlere ve kuruluşlara IP adres blokları verilirken birçok adresin israf edilmese neden olmaktaydı. Sistemi daha esnek hale getirebilmek amacıyla sınıflı adreslendirmeden vazgezçilmiş ve ağ adresi için ayrılan bit sayısının daha değişken olabilmesi sağlanmıştır. Ağ kimliği az sayıda bit içeren büyük blokların, ağ kimliği daha çok bit içeren küçük blokları içinde bulundurduğu hiyerarşik bir adreslendirme sistemi tasarlanmış ve böylece ağ üzerindeki trafiğin yönlendirilmesi daha kolay ve hızlı yapılabilir hale gelmiştir. Ayrıca blok büyüklüğünde sağlanan esneklik her kuruluşun ihtiyaç duyduğu sayıda adres almasına olanak tanıyarak adreslerin boşta kalmasını önlemiştir. CIDR yönlendirmesi şu şekilde yapılır. [Bloktaki En Düşük Adres, Ağ Genişleme (Supernet) Maskesi] Örnek: [198.168.160.0, 255.255.224.0] "Bloktaki En Düşük Adres", tanımlanan adres alanının başlangıç noktasını temsil eder, ağ genişletme maskesi ise tanımın içerdiği C sınıfı ağ sayısını belirler. C Sınıfı ağlar için tanımlanan sınıf ağ maskesi değeri "255.255.255.0" olarak belirlenmiştir. Yani ağ genişletme maskesi (Supernet) değeri "255.255.224.0" olarak verilen örnek, bilgisayar ağı ile ağ maskesi arasında değişim gösteren ağ sayısını belirler. "11111111 11111111 111", ağ genişletme ön eki olarak adlandırılır. Bu ek dışında kalan C sınıfı ağ adresi ile eşleşme göstermeyen "11111" değeri ise tanımlanabilecek ağ sayısını belirler. Supernet ve sınıf ağ maskesi değerlerine bakılırsa "ağ genişleme maskesi" değerinde değişken olabilecek 5 Bit vardır. Buna göre yukarıda verilen örnek 32 adet C sınıfı bilgisayar ağı tanımlaması yapmak için kullanılabilir. Buna göre CIDR'yi tanımlarsak; arasında yer alan değişkenleri kapsamıştır. Aşağıdaki tabloda tanımlı bilgisayar sayısına göre gereken C sınıfı Ağ sayısı verilmiştir. CIDR'nin başka yöntemlerlede gösterilebilir. Ağ genişleme maskesinin temel mantığı "&" mantıksal operatörü ile yapılan işlem sonucunda değişim gösterecek olan bit sayısını bulmaktır. [198.168.160.0, 255.255.224.0] gösteriminin yerine [198.168.160.0/19] gösterimi kullanılabilir. Burada belirtilen 19 rakamı ağ genişleme maskesi içerisinde yer alan "1" katarının uzunluğunu temsil eder. [199.22.0.0/16] ağ genişleme maskesi içerisinde yer alan "1" katarı uzunluğu 16 bittir. C sınıfı adresler için ağ sınıf maskesi 24 bit uzunluğundadır. Aradaki farkı meydana getiren 8 bit kullanılarak 28 adet ağ tanımlaması yapılabilir. Tanım aralığı ise 199.22.0.0 ile 199.22.255.255 arasındadır. [199.22.176.0/20] CIDR blok uzunluğu 20 bittir. 4 bit kullanılarak 16 ağ tanımlanabilir. CIDR özelliğini destekleyen yönlendiriciler eşleşmeyi sağlayan birden çok değer olması durumunda daha uzun ağ genişleme maskesi değerine sahip olan istikameti takip ederler. Örneğin 199.22.0.0/16(R1) ve 199.22.176.0/20 (R2) olan iki girdiden R2 istikameti seçilerek IP datagram bu yönlendirici üzerine yönlendirilir. CIDR kullanılarak yukarıda verilen yönlendirme bilgisi aşağıdaki şekle dönüştürülebilir. ya da şeklinde gösterilebilir.🔗Sınıfsız alanlar arası yönlendirme

Private network

In IP networking, a private network is a computer network that uses private IP address space. Both the IPv4 and the IPv6 specifications define private IP address ranges. These addresses are commonly used for local area networks (LANs) in residential, office, and enterprise environments. Private network addresses are not allocated to any specific organization. Anyone may use these addresses without approval from regional or local Internet registries. Private IP address spaces were originally defined to assist in delaying IPv4 address exhaustion. IP packets originating from or addressed to a private IP address cannot be routed through the public Internet. Private IPv4 addresses The Internet Engineering Task Force (IETF) has directed the Internet Assigned Numbers Authority (IANA) to reserve the following IPv4 address ranges for private networks: In practice, it is common to subdivide these ranges into smaller subnets. Dedicated space for carrier-grade NAT deployment In April 2012, IANA allocated the block 100...🔗Private network

Subnetwork

A subnetwork or subnet is a logical subdivision of an IP network. The practice of dividing a network into two or more networks is called subnetting. Computers that belong to the same subnet are addressed with an identical most-significant bit-group in their IP addresses. This results in the logical division of an IP address into two fields: the network number or routing prefix and the rest field or host identifier. The rest field is an identifier for a specific host or network interface. The routing prefix may be expressed in Classless Inter-Domain Routing (CIDR) notation written as the first address of a network, followed by a slash character (/), and ending with the bit-length of the prefix. For example, 198.51.100.0/24 is the prefix of the Internet Protocol version 4 network starting at the given address, having 24 bits allocated for the network prefix, and the remaining 8 bits reserved for host addressing. Addresses in the range 198.51.100.0 to 198.51.100.255 belong to this...🔗Subnetwork

Ad sunucusu

Bilgisayar bilimlerinde ad sunucusu dizin hizmetinin tersi olarak, gelen sorgulara cevap veren bir ağ hizmeti sağlayan bir bilgisayar sunucusudur. Çoğu kez sayısal olan, kimlik tespiti yapan ya da adresleme bileşeni içeren bir iç sisteme insanın anlayabileceği bir tanımlayıcı eşlemesi yapar. Bu servisi bir sunucu ağ servis protokolüne uygun olarak yürütür. İnternete ait iki ad uzayı sisteminden biri olan alan adı sunucusu(DNS) ad sunucularına örnek olarak verilebilir. DNS sunucularının en önemli işlevi insanların aklında tutabileceği bir alan adı ile sayısal internet protokol adresine(IP) uyumlu ana makine adı arasındaki çevrimi sağlamaktır. Temel işlevlerden ikincisi olan internet isim alanı internetteki bilgisayar sistemlerini ve kaynaklarını tanımlamak ve yerini tespit etmek için kullanılır.🔗Ad sunucusu

Traceroute

Traceroute açık kaynak kodlu bir ağ analizi yazılımıdır. Traceroute programı 1987 yılında Van Jacobson tarafından yazılmıştır. Traceroute programı, TCP/IP ağlarında kaynak bilgisayardan hedef bilgisayara giden paketlerin hangi rotayı takip ettiğinin anlaşılması ve bu rotalardan geçerken meydana gelen gecikmelerin görülebilmesini sağlayan bir ağ aracıdır.Traceroute programı tüm unix/Linux ve Microsoft Windows tabanlı işletim sistemlerinde bulunur. Microsoft Windows işletim sistemlerinde bu aracın adı "tracert" olarak geçmektedir. Traceroute programın çalışabilmesi için veri paketinin üzerinden geçtiği hostlarda herhangi ek özelliğin bulunmasına gerek yoktur. IPv6 desteği (traceroute6) vardır.🔗Traceroute

Nmap

Nmap, bilgisayar ağları uzmanı Gordon Lyon (Fyodor) tarafından geliştirilmiş bir güvenlik tarayıcısıdır. Taranan ağın haritasını çıkarabilir ve ağ makinalarında çalışan servislerin durumlarını, işletim sistemlerini, portların durumlarını gözlemleyebilir. Nmap kullanarak ağa bağlı herhangi bir bilgisayarın işletim sistemi, çalışan fiziksel aygıt tipleri, çalışma süresi, yazılımların hangi servisleri kullandığı, yazılımların sürüm numaraları, bilgisayarın güvenlik duvarına sahip olup olmadığı, ağ kartının üreticisinin adı gibi bilgiler öğrenilebilmektedir. Nmap tamamen özgür GPL lisanslı yazılımdır ve istendiği takdirde sitesinin ilgili bölümünden kaynak kodu18 Ocak 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. indirilebilmektedir. Nmap' ın kullanılabildiği işletim sistemleri Linux, Windows, MacOS, Solaris, *BSD ve AmigaOS olarak sıralabilir fakat popülerliği öncelikle Linux daha sonrasında Windows' ta dır.🔗Nmap

Port (ağ)

Bilgisayar arası iletişimde, port, iletişimin uç noktasıdır. Yazılımsal açıdan olaya bakıldığında, port belli bir işleme ait olan mantıksal bir yapıdır. Bir port, bir aktarım katmanı protokolünden ve 16 bitlik "port numarasından" oluşur. Portların kullandığı en yaygın aktarım katmanı protokolleri TCP ve UDP'dir.🔗Port (ağ)

Internet Protocol

Internet Protocol (IP) ağ sınırları boyunca datagramların geçişi için internet protokolü takımında temel iletişim protokolüdür. Yönlendirme işlevi sayesinde internetin çalışmasını sağlamaktadır. IP, paket teslim görevini paket başlıklarındaki IP adreslerine dayalı olarak kaynak adresten hedef adrese doğru gerçekleştirir. Bu amaçla, IP veri teslim edilecek kapsülleyen bir paket yapıları tanımlamaktadır. Aynı zamanda adresleme yöntemlerini tanımlayan bu metot kaynak ve hedef bilgileri ile diyagramı etiketlemek için kullanılır. IP, 1974 yılında Vint Cerf ve Bob Kahn tarafından orijinal iletim kontrol programında bağlantısız bir datagram hizmeti olarak tanıtıldı. İnternet protokolü paketi bu nedenle sık sık TCP/IP gibi ifade edilir. IP'nin ilk büyük versiyonu İnternet Protokolü Sürüm 4'tür. IPv4 internette baskın olan bir protokoldür. Protokolün halefi ise İnternet Protokolü Sürüm 6 (IPv6)'dır.🔗Internet Protocol

IPsec

İnternet Protokolü Güvenliği(IPsec), Internet Protokolü(IP) kullanılarak sağlanan iletişimlerde her paket için doğrulama ve şifreleme kullanarak koruma sağlayan bir protokol paketidir. IPsec, içinde bulundurduğu protokoller sayesinde, oturum başlarken karşılıklı doğrulama ve oturum sırasında anahtar değişimlerini gerçekleştirme yetkisine sahiptir. İki bilgisayar arasında(host-to-host), iki güvenlik kapısı arasında(network-to-network), bir güvenlik kapısı ve bir bilgisayar arasında(network-to-host) sağlanan bağlantıdaki veri akışını korumak için kullanılır. IPsec kriptografik güvenlik servislerini kullanarak IP protokolü ile gerçekleştirilen bağlantıları korumak için kullanılır. Ağ seviyesinde doğrulama, veri kaynağı doğrulama,veri bütünlüğü, şifreleme ve replay saldırılarına karşı koruma görevlerini üstlenir. TCP/IP protokolü geliştirilirken güvenlik üzerinde pek fazla durulmamıştı. Çünkü TCP/IP protokolünün bu denli yoğun ve standart olarak kabul edilip kullanılacağı düşünülmemişti. Bu nedenle verilerimiz ağ üzerinde savunmasız olarak ilerler ve birçok tehlikeyle karşılaşabilirler. Bu tehlikeler verilerimizin değiştirilmesi, verilerimizin kaybolması ve bununla beraber verilerimizin istenilen hedeflere ulaştırılamamasıdır. IPsec protokolü sayesinde verilerimiz ağ üzerinde güvenli bir şekilde ulaşmak istedikleri hedeflere ulaştırılır. IPsec protokolü IP protokollerinin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilmiş olan bir güvenlik protokolüdür.🔗IPsec

Internet Control Message Protocol

Internet Control Message Protocol (ICMP), hata mesajları ve TCP/IP yazılımının bir takım kendi mesaj trafiği amaçları için kullanılır. ICMP RFC 792'de tanımlanmış ve RFC 950'de revize edilmiştir. Hataları raporlamak için kullanılan, kontrol amaçlı bir protokoldür. Bu şekilde normal kullanımının yanında, uzak sistem hakkında bilgi toplamak için sıkça kullanıldığından çok önemlidir. Genel olarak sistemler arası kontrol mesajları IP yerine ICMP üzerinden aktarılır. ICMP, IP ile aynı düzeyde olmasına karşın aslında kendisi de IP’yi kullanır. ICMP' nin hata raporlamak için kullanılması, IP'yi güvenli yaptığı anlamına gelmez. Datagram, yerine ulaşmayabilir ve bununla ilgili bir hata mesajı da gelmeyebilir. ICMP mesajlarındaki hataları raporlamak için ICMP kullanılmaz. ICMP, TCP/IP' nin işlemesine yardımcı olan bir protokoldür. Her hostta mutlaka ICMP protokolü çalışır. Hata durumunda host tarafından geri bilgilendirmeyi sağlar. ICMP ağ hakkında bazı bilgileri toplamak amacı ile de kullanılır. IP hata-raporlama veya hata-düzeltme mekanizmalarına sahip değildir. ICMP yapı olarak UDP 'ye benzer bir protokoldür. ICMP de mesajlarını sadece bir datagram içine koyar. Bununla beraber UDP'ye göre daha basit bir yapıdadır. Başlık bilgisinde port numarası bulundurmaz. Bütün ICMP mesajları ağ yazılımının kendisince yorumlanır, ICMP mesajının nereye gideceği ile ilgili bir port numarasına gerek yoktur. ICMP paketleri ortamda bir geri besleme sağlarlar. Bu yolla ciddi sorunları, haberleşen birimlere bildirerek bir hata bildirim mekanizması oluştururlar. ICMP mesajı, IP paketinin veri bölümünde taşınır. Bu yüzden ICMP paketlerinin dağıtım güvenilirliği, IP paketlerinin dağıtım güvenilirliği ile sınırlı kalmaktadır. Buradan ICMP paketlerinin güvenilir iletilemeyeceği ve hedefe vardığının garanti edilemeyeceği sonuçları çıkarılabilir. ICMP kullanan komutlara örnek olarak ping ve traceroute verilebilir.🔗Internet Control Message Protocol

Internet Control Message Protocol version 6
TCP

TCP (Transmission Control Protocol), TCP/IP protokol takımının aktarım katmanı protokollerinden birisidir. Gelişmiş bilgisayar ağlarında paket anahtarlamalı bilgisayar iletişiminde kayıpsız veri gönderimi sağlayabilmek için TCP protokolü yazılmıştır. HTTP, HTTPS, POP3, SSH, SMTP, Telnet ve FTP gibi internet'in kullanıcı açısından en popüler protokollerinin veri iletimi TCP vasıtasıyla yapılır.🔗TCP

UDP

UDP (User Datagram Protocol - Kullanıcı Veribloğu İletişim Kuralları), TCP/IP protokol takımının iki aktarım katmanı protokolünden birisidir. Verileri bağlantı kurmadan yollar. Gelişmiş bilgisayar ağlarında paket anahtarlı bilgisayar iletişiminde bir datagram modu oluşturabilmek için UDP protokolü yazılmıştır. Bu protokol minimum protokol mekanizmasıyla bir uygulama programından diğerine mesaj göndermek için bir prosedür içerir. Bu protokol 'transaction' yönlendirmelidir. Paketin teslim garantisini isteyen uygulamalar TCP protokolünü kullanır. Geniş alan ağlarında (WAN) ses ve görüntü aktarımı gibi gerçek zamanlı veri aktarımlarında UDP kullanılır. UDP bağlantı kurulum işlemlerini, akış kontrolü ve tekrar iletim işlemlerini yapmayarak veri iletim süresini en aza indirir. UDP ve TCP aynı iletişim yolunu kullandıklarında UDP ile yapılan gerçek zamanlı veri transferinin servis kalitesi TCP'nin oluşturduğu yüksek veri trafiği nedeniyle azalır.UDP'yi kullanan protokollerden bazıları DNS, TFTP, ve SNMP protokolleridir. Uygulama programcıları birçok zaman UDP'yi TCP'ye tercih eder, zira UDP ağ üzerinde fazla bant genişliği kaplamaz. UDP güvenilir olmayan bir aktarım protokolüdür. Ağ üzerinden paketi gönderir ama gidip gitmediğini takip etmez ve paketin yerine ulaşıp ulaşmayacağına onay verme yetkisi yoktur. UDP üzerinden güvenilir şekilde veri göndermek isteyen bir uygulama bunu kendi yöntemleriyle yapmak zorundadır.🔗UDP

DHCP

DHCP (İngilizce Dynamic Host Configuration Protocol), basit olarak sistemdeki bilgisayarlara IP adreslerini ve buna ek olarak değişik parametreleri atamak için kullanılan servistir. DHCP’nin temel özelliği sistemi kuran kişilerin tek tek tüm makineleri gezip aynı veya benzer parametreleri defalarca eliyle girmesini engellemek, böylece zaman kazanmak ve sistem yöneticisinin işini kolaylaştırmaktır.🔗DHCP

DNS

DNS (İngilizce: Domain Name System, Türkçe: Alan Adı Sistemi), internet uzayını bölümlemeye, bölümleri adlandırmaya ve bölümler arası iletişimi organize etmeye yarayan, bilgisayar, servis, internet veya özel bir ağa bağlı herhangi bir kaynak için hiyerarşik dağıtılmış bir adlandırma sistemidir. İnternet ağını oluşturan her birim sadece kendine ait bir IP adresine sahiptir. Bu IP adresleri kullanıcıların kullanımı için www.site_ismi.com gibi kolay hatırlanır adreslere karşılık düşürülür. DNS sunucuları, internet adreslerinin IP adresi karşılığını kayıtlı tutmaktadır. Katılımcı kuruluşların her birine atanmış alan adları çeşitli bilgileri ilişkilendirir. En belirgin olarak, insanlar tarafından kolayca ezberlenebilen alan adlarını, dünya çapında bilgisayar servisleri ve cihazlar için gerekli sayısal IP adreslerine çevirir (dönüştürür). DNS, çoğu internet servisinin işlevselliği için temel bir bileşendir, çünkü Internetin temel yönetici servisidir. Alan Adı Sistemi DNS her alan için yetkili ad sunucuları atayarak alan adlarını atama ve bu adların IP adreslerine haritalanması sorumluluğunu verir. Yetkili ad sunucuları desteklenen alanları için sorumlu olmakla görevlidirler ve diğer ad sunucuları yerine alt alanlara yetki (otorite) verebilirler. Bu mekanizma dağıtılmış ve arızaya toleranslı servis sağlar ve tek bir merkezi veri tabanına ihtiyacı önlemek için tasarlanmıştır. DNS aynı zamanda özünde (çekirdekte) bulunan veritabanı servisinin teknik işlevselliğini de belirtir. DNS protokolünü – DNS’de kullanılan veri yapılarının ve veri iletişim alışverişinin (değiş tokuş) detaylı tanımlaması- İnternet Protocol Suite’in bir parçası olarak tanımlar. Tarihsel olarak DNS’ den önceki yönetici servisleri orijinal olarak metin dosyalarına ve belirgin bir şekilde HOSTS.TXT çözücüsüne dayandığı için büyük veya küresel yöneticilere göre ölçeklenebilir değildi. DNS 1980’ den bu yana yaygın olarak kullanılır olmuştur. İnternet hiyerarşi alan adı ve İnternet Protokol (IP) adres boşluğu olmak üzere iki ana ad boşluğunu sağlar. DNS sistemi alan adı hiyerarşisi sağlar ve onunla adres boşluğu arasında çeviri servisi sağlar. İnternet adı sunucuları ve iletişim protokolü Domain Name Sistemini etkin kılar. Bir DNS ad sunucusu, alan DNS kayıtlarını alan adı için depolayan bir sunucudur; DNS ad sunucusu veri tabanına karşı sorulara cevaplarla karşılık verir. DNS veri tabanında depolanan en yaygın kayıt türleri; DNS bölgesinin yetkisi otoritesi (SOA), IP adresleri (A ve AAAA), SMTP posta değiştiriciler (MX), ad sunucuları (NS), ters DNS aramaları için işaretçiler (PTR) ve alan adı takma isimleridir (CNAME). Genel amaçlı bir veri tabanı olmak için tasarlanmamasına rağmen, DNS diğer veri türleri için DNSSEC kayıtları gibi şeyler için otomatik makine aramalarını ya da Sorumlu kişi (RP) kayıtları gibi insan sorularını da depolayabilir. DNS kayıt türlerinin tam listesi için, DNS kayıt türlerinin listesi bakın. Genel amaçlı veritabanı olarak, DNS veri tabanında saklanan gerçek zamanlı kara delik listesi kullanılarak istenmeyen e-posta (Spam) ile mücadelede kullanımında da DNS görülebilir. İnternet adlandırma için veya genel amaçlı kullanımlar için olsun, DNS veritabanı, yapılandırılmış bölge dosyasında geleneksel olarak depolanır.🔗DNS

Dosya aktarım iletişim kuralı

Dosya aktarım iletişim kuralı, (İngilizce: File Transfer Protocol; FTP), bir veri yığınının - ASCII, EBCDIC, ve binary- bir uç aygıttan diğerine iletimi için kullanılmaktadır. Bir dosyayı FTP kullanarak başka bir TCP/IP ağı üzerindeki kullanıcıya yollamak için o ağdaki bilgisayarda geçerli bir kullanıcı ismi ve şifresi gerekmektedir. Birçok FTP sunucusu, kullanıcı ismi ve parola olmadan erişim için "anonim FTP" (anonymous FTP) desteği verir, bu kullanım için kullanıcı adı olarak anonymous parola olarak ise bir e-mail adresi girilmesi gerekmektedir (Internet Explorer, e-mail olarak IEuser@ girer). FTP, dosya transferi ve komut transferi için değişik portlar kullanır. Varsayılan konfigürasyonda, komut transferi (yani sisteme giriş, klasör değiştirme, dosya adı değiştirme veya "dosya yolluyorum" komutları) için kullanılan port numarası 21'dir. Dosyalar indirilir veya gönderilirken ise o an boş olan bir port numarası kullanılır.🔗Dosya aktarım iletişim kuralı

HTTP

HTTPS (İngilizce Hyper-Text Transfer Protocol, Türkçe Hiper-Metin Transfer Protokolü) bir kaynaktan dağıtılan ve ortak kullanıma açık olan hiperortam bilgi sistemleri için uygulama seviyesinde bir iletişim protokolüdür. HTTP, World Wide Web için veri iletişiminin temelidir; burada köprü metni belgeleri, örneğin bir fare tıklamasıyla veya bir web tarayıcısında ekrana dokunarak kullanıcının kolayca erişebileceği diğer kaynaklara köprüler içerir. HTTP, 1989'da CERN'de Tim Berners-Lee tarafından geliştirilmeye başlandı. Yorumlara yönelik erken HTTP taleplerinin (RFC'ler) geliştirilmesi, İnternet Mühendisliği Görev Gücü (IETF) ve World Wide Web Consortium (W3C) tarafından koordine edilmiş bir çalışmadır. Daha sonra IETF'e taşınmıştır. HTTP/1.1 ilk olarak 1997'de RFC 2068'de belgelendi. Bu şartname 1999'da RFC 2616'nın gelmesiyle iptal edildi ve aynı şekilde 2014'te, RFC 7230 ile değiştirildi. HTTP/2, HTTP'nin "kablolu" semantiğinin daha verimli bir ifadesidir. 2015'te yayınlanmıştır; artık hemen hemen tüm web tarayıcıları ve TLS 1.2 veya daha yenisinin gerekli olduğu bir Uygulama Katmanı Protokol Anlaşması (ALPN) uzantısı kullanan Taşıma Katmanı Güvenliği (TLS) üzerinden büyük web sunucuları tarafından desteklenmektedir.HTTP/3, HTTP/2'nin halihazırda web'de kullanımda olan ve temeldeki aktarım protokolü için TCP yerine UDP kullanan ardılıdır. HTTP/3, Eylül 2019'da Cloudflare ve Google Chrome tarafından desteklenmeye başladı (Chrome ve Firefox'un kararlı sürümlerinde etkinleştirilebilir).🔗HTTP

IMAP

IMAP (Internet Message Access Protocol; İnternet Mesaj Erişim Protokolü), bir e-posta iletişim protokolüdür. 1986 yılında Stanford Üniversitesi'nde geliştirilmiştir. IMAP4 olarak de bilinen IMAP, yerel kullanıcıların uzaktaki bir e-posta sunucusuna erişmesini sağlayan bir uygulama katmanı protokolüdür. En son sürümü IMAP sürüm 4 Revizyon 1 (IMAP4rev1) olup, RFC 3501'de tanımlanmıştır. IMAP4 TCP 143. portu kullanarak çalışır.E-posta sunucularından mesaj çekmek için kullanılan en yaygın protokollerden biridir (bkz. POP3). Modern e-posta sunucularının neredeyse tamamı tarafından desteklenir.🔗IMAP

Post Office Protocol

In computing, the Post Office Protocol (POP) is an application-layer Internet standard protocol used by e-mail clients to retrieve e-mail from a mail server. POP version 3 (POP3) is the version in common use. Purpose The Post Office Protocol provides access via an Internet Protocol (IP) network for a user client application to a mailbox (maildrop) maintained on a mail server. The protocol supports download and delete operations for messages. POP3 clients connect, retrieve all messages, store them on the client computer, and finally delete them from the server. This design of POP and its procedures was driven by the need of users having only temporary Internet connections, such as dial-up access, allowing these users to retrieve e-mail when connected, and subsequently to view and manipulate the retrieved messages when offline. POP3 clients also have an option to leave mail on the server after download. By contrast, the Internet Message Access Protocol (IMAP) was designed to normally leave all messages on the server to permit management with multiple client applications, and to support both connected (...🔗Post Office Protocol

Secure Shell
Telnet

Telnet, Internet ağı üzerindeki çok kullanıcılı bir makineye uzaktaki başka bir makineden bağlanmak için geliştirilen bir TCP/IP protokolü ve bu işi yapan programlara verilen genel isimdir. Bağlanılan makineye girebilmek (login) için orada bir kullanıcı isminizin (İng:username) ve bağlantının gerçekleşebilmesi için bir telnet erişim programınızın olması gereklidir. Fakat bazı kütüphane ve herkese açık telnet bazlı web servisleri, bağlantı sırasında kullanıcı ismi (numarası) istemeyebilirler; ya da, kullanıcı isim ve parola olarak ne yazmanız gerektiği bağlandığınızda otomatik olarak karşınıza çıkar. Telnet, BBS (Bulletin Board Systems) sistemlere İnternet üzerinden erişimde günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Telnet erişim programları, günümüzdeki işletim sistemlerinin çoğunda işletim sistemi ile birlikte gelmektedir. Çok kullanıcılı işletim sistemleri (UNIX ve VMS) genellikle kullanıcılara metin tabanlı bir arayüz sunar ve bu sistemlerde tüm işlemler klavye vasıtası ile komut isteminden (command prompt) gerçekleştirilir. Telnet programı ile sanal sunucunuza (virtual server) bağlandığınızda, uzaktan UNIX işletim sistemine bağlanmış olursunuz. Bu, UNIX komutları yazabileceğiniz, programları çalıştırabileceğiniz, sanki makinenin karşısında oturuyormuş gibi web sitenizi düzenleyebileceğiniz anlamına gelir. Telnet güvensiz bir protokoldür. Tüm veriler şifrelenmemiş olarak gönderilir. Bu yüzden telnet oturumundan, sniffer yardımıyla kolaylıkla önemli bilgilere ulaşılabilir. Telnet protokolü kullanıcı adı (username) ve şifrenizi (password) bağlı bulunduğunuz ağda kolaylıkla görebilecek bir format olan PLAIN TEXT (düz metin) düzeninde göndermektedir. Bu kullanıcı isminizin ve şifrenizin ağı dinleyen herhangi biri tarafından kolaylıkla görülebileceği anlamına gelir. Eğer ağınızdaki herkese güveniyorsanız Telnet kullanmanızda bir sakınca yoktur. Fakat güvenlik hakkında en ufak bir endişeniz bile varsa, hesabınıza bağlanırken telnet kullanmamanız yararınıza olacaktır. Veri alışverişini şifreleyen uzaktan bağlantı protokolü olarak SSH'ı örnek verebiliriz.🔗Telnet

American Registry for Internet Numbers

The American Registry for Internet Numbers (ARIN) is the regional Internet registry for Canada, the United States, and many Caribbean and North Atlantic islands. ARIN manages the distribution of Internet number resources, including IPv4 and IPv6 address space and AS numbers. ARIN opened for business on December 22, 1997 after incorporating on April 18, 1997. ARIN is a nonprofit corporation with headquarters in Chantilly, Virginia, United States.ARIN is one of five regional Internet registries in the world. Like the other regional Internet registries, ARIN: Provides services related to the technical coordination and management of Internet number resources Facilitates policy development by its members and stakeholders Participates in the international Internet community Is a nonprofit, community-based organization Is governed by an executive board elected by its membership Services ARIN provides services related to the technical coordination and management of Internet number resources. The nature of these services is described in ARIN's mission statement: ...🔗American Registry for Internet Numbers

Réseaux IP Européens Network Coordination Centre
Asia-Pacific Network Information Centre
Latin America and Caribbean Network Information Centre
AFRINIC

AFRINIC (African Network Information Centre) is the regional Internet registry (RIR) for Africa. Its headquarters are in Ebene, Mauritius. Before AFRINIC was formed, IP addresses (IPv6 and IPv4) for Africa were distributed by the Asia-Pacific Network Information Centre (APNIC), the American Registry for Internet Numbers (ARIN), and the RIPE NCC. ICANN provisionally recognised AFRINIC on 11 October 2004. The registry became operational on 22 February 2005. ICANN gave it final recognition in April 2005. Organisational Structure Board of Directors The AFRINIC Board consists of a nine-member Board of Directors. Six of the directors are elected to represent the different sub-regions, while two directors are elected to serve on the Board-based solely on competency as opposed to regional representation. The last seat on the Board is filled by the Chief Executive Officer. Elections are held at each AFRNIC Annual General Meeting (AGMM), which is conducted around May/June every year. Voting takes place both on site at these meetings and prior to the meeting via...🔗AFRINIC

📚 Yorum

Diller